Kültürümüzü Yaşatanlar: Talar Ustası Kemal İyikalp

HASDER’in Dijital Zanaatkârlar Haritası projesi kapsamında bu kez, talar ustası Kemal İyikalp ile bir araya geldik. Geleneksel el sanatlarıyla erken yaşta tanışan İyikalp, zanaat yolculuğunu ve talar yapımının sürecini bizlerle paylaştı.

Yılların Emeği Talar Ustası: Kemal İyikalp

1966 yılında Baf’ın Uluçam (Marona) köyünde doğan Kemal İyikalp, günümüzde Tepebaşı’nda ikamet ediyor. Emekli olan İyikalp, boş zamanlarını geleneksel el sanatlarıyla ilgilenerek değerlendirdiğini aktarıyor.

Henüz üç yaşındayken ailesiyle birlikte Uluçam’dan Susuz köyüne taşındıklarını aktaran Kemal İyikalp, 1974 yılında İngiliz kampında göçmen olarak yaşamış; ardından yaklaşık bir ay süren Türkiye’ye gidip gelme süreci olmuş. Bu sürecin sonunda ailece Şahinler köyüne yerleşmişler.

Kemal İyikalp, 12 yaşından itibaren talarcılık, sele–sepet örücülüğü ve kavalcılık gibi geleneksel zanaatlarla uğraşmaya başlamış. Talarcılığı, bir ablasını yalnızca bir kez izleyerek öğrenmiş. Kısa sürede bu işi yaparak kendi geçimini sağlamaya başlamış. Çocuk yaşta babasından hiç harçlık almadan, kendi emeğiyle ayakta durabilmiş olmasının kendisi için her zaman büyük bir gurur kaynağı olduğunu ifade ediyor.

Sanata olan ilgisini yalnızca el sanatlarıyla sınırlı tutmadığını belirten İyikalp, lise yıllarında, 15 yaşındayken saz çalmayı öğrenmiş ve müzik de hayatının önemli bir parçası hâline gelmiş.

Ustanın Ellerinde Emekle Şekillenen Talar

Kemal İyikalp, hellim ve norun suyunun süzülerek şekil aldığı kaba “talar” dendiğini; bu kabın “dalari” olarak da bilindiğini aktarıyor. Talar yapımında kullanılan dere çöpünün dere kenarlarından toplandığını, ancak günümüzde dere yataklarının temizlenmesi nedeniyle bu malzemeyi bulmanın eskisi kadar kolay olmadığını belirtiyor.

Dere çöpünün halk arasında “makarna çöpü” olarak da adlandırıldığını; çünkü bu malzemeden el makarnası yapıldığını anlatıyor. Aynı malzemenin taların yanı sıra zeytin kapları, süpürgeler ve farklı gündelik araç gereçlerin yapımında da kullanıldığını ekliyor. Ayrıca bu malzemenin küflenmeyen ve yıllarca kullanılabilen bir yapıya sahip olduğu için tercih edildiğini ifade ediyor.

El Sanatlarına Adanmış Yıllar

Araştırmayı ve kendini geliştirmeyi her zaman sevdiğini dile getiren Kemal İyikalp, el sanatlarını büyük bir ilgi ve sevgiyle sürdürdüğünü söylüyor. 1999’lu yıllarda üç yıl boyunca Kıbrıs Türk El Sanatları Kooperatifi Başkanlığı görevini üstlendiğini; bu süreçte çeşitli projeleri hayata geçirme fırsatı bulduğunu aktarıyor.

2000’li yılların başında Büyük Han’da bir dükkân açarak zanaatini daha geniş kitlelerle buluşturduğunu belirten İyikalp, günümüzde ise evinde üretim yaparak geleneksel zanaatını sürdürmeye devam ettiğini ifade ediyor.